BOZDOĞAN_YATAĞAN_BOZÜYÜK HATTI/09 AĞUSTOS 2014 Cumartesi

Standard

BOZDOĞAN_YATAĞAN_BOZÜYÜK HATTI/09 AĞUSTOS 2014 Cumartesi


Sevgili dostlar;
Geçtiğimiz Ramazan ayı içinde düşünüp de gerçekleştiremediğimiz, Yatağan-Bozüyük gezimizi, 9 Ağustos 2014 Cumartesi günü gerçekleştirdik.
Hatırlarsınız; “ATÇA MOTOSİKLET GEZGİNLERİ” nin, tiyatro ve sinema oyuncusu üyesi Mehmet Koşar, çekimi Yatağan’ın Bozüyük Köyünde gerçekleştirilen “GÜZELKÖYLÜ” adlı Televizyon dizisinin setine götürmek istemişti bizi. Ramazan ayı içerisinde havaların artarak had safhada ısınması nedeniyle bu gezimizi ilerideki bir tarihte yapmaya karar vermiştik.
İşte o gün, dündü… Sabri Oskay, Levent Gümüş, Mehmet Koşar ve ben akşamdan hazırlıklarımızı yapmış, yol için hazırdık…
Dün. (9 Ağustos 2014 Cumartesi) saat 08:45 den itibaren sevgili dostumuz Ali Esen’in işletmesini yaptığı Esnaf Kıraathanesinde toplanmaya başladık.
Bir yandan mis kokulu çayları içerken öbür yandan da güzergah, konaklama noktaları ve sürüş anındaki haberleşme ile ilgili ayrıntıları konuştuk.
Saat 09:15 itibariyle Yakıt ikmali için OPET e hareket ettik. İkmalden sonra motorlarımızı çalıştırıp hareket ettiğimizde saatlerimiz 09:30 u gösteriyordu.
Hacışeyh Kuyusundan Donduran yoluna girdik. Misler gibi kokan bahçeleri kat edip Atça Ovasında motorlarımızı koşturmaya başladık.
Atça Ovasının dayanılmaz güzelliğinde bizi sabahın serinliği karşılamıştı.
Donduran, Direcik, Alamut kat edildi…
Bozdoğan’ı da geçtikten sonra Madran dağının böğrüne doğru tırmanmaya başladık.
Ne güzeldi Madran. Fıstık Çamı ormanlarından geçerek Altıntaş’a geldik ve orada ilk molamızı verdik…
Kahveler, çaylar ve kat edilen yolun bir muhasebesi…
Sevgili Levent Gümüş dostumuz yolları çok iyi biliyordu. Hareketten önce: “Salkım’da bir
Mermerci lokantası var, aşağı yukarı öğle yemeği vaktinde orada olacağız; ne dersiniz öğle yemeğini orada yiyelim mi?..” deyince, bir tek zil takıp oynamadığımız kaldı…
Moladan sonra tekrar düştük yollara… Salkım’a gelip de lokanta önünde durduğumuzda ne kadar acıktığımız geldi aklımıza. Her şey bir yana gerçekten müthiş bir yemek sundular bize orada.
Artık bir daha mola vermeyecek ve kontaklarımızı Yatağan’ın Bözüyük Köyünde kapatacaktık. Öyle de yaptık; Bozüyük Köy Meydanına geldiğimizde artık hedefteydik.
Bu güne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm gezilerin yol haritalarını hep Sevgili Sürur Süsleyen Kaptan hazırlamıştı. Kendisi katılamayacaktı ama eksik olmasın bizim gidiş güzergahımızın yol haritasını yine o hazırladı. Telefonla görüştüğümüzde: “Abi, tam 100 Km. lik bir gidiş yolunuz var…” demişti.
Sevgili Sabri Oskay dostumuz: “Abi Km ye baktın mı?..” diye sordu. Nedenini sorduğumda: “Hesapta problem yok, tamı tamına 100 Km. yol geldik…” dedi.
Teşekkürler Sürur Kaptan…
Dizinin çekildiği mekanları gezdik. Kahvede oturup dinlendik, çaylar içtik. Fotoğraflar çektik… Görev aldığı dizilerden, sevgili dostumuz Mehmet Koşar’ı tanıyanlar hemen gelip dostumuzla tanıştılar, sohbet ettiler. Biz de haklı olarak bu durumdan gurur duyduk tabii.
Vakit ilerlemeye başlayınca, Yine Sevgili Levent Gümüş mihmandarlığında önce Pınarbaşı mesire yerini, sonra da Yatağan’ı kat ederek dönüş yoluna girdik.
Sanırım, yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle yollarda yoğun bir trafik vardı… Vardı ama bizim acelemiz yoktu… Ana yolların pek azını kullandık, hep tali yolları tercih ettik. İsabetli bir seçim yaptığımız gün gibi aşikardı; zira çok sakin ve rahat bir yolculuk yaptık. 
Çine’yi geçtikten sonra Topçam Barajı yoluna girerek; Subaşı, Sakızağacı ve Yenipazar üzerinden Devranta bağlandık. Devrant kavşağında sevgili Mehmet Koşar dostumuzu Sultanhisar’a uğurladık. Sabri Oskay , Levent Gümüş ve ben Atça istikametine dönerek
Yolculuğumuzu nihayetlendirdik.
Biz “ÖNCE EMNİYET” diyoruz. Siz de bizim gibi düşünüyorsanız bize katılın…
Bakarsınız Ağustos ayı sonunda yapılacak olan ESKİŞEHİR MOTOSİKLET FESTİVALİ’ne birlikte katılırız…
Saygılar sunarım…
“ÖNCE EMNİYET…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir