BİR KİTAP OKUDUM/ BU ADAM SENATÖRMÜŞ-Sadettin DEMİRAYAK

Standard

BİR KİTAP OKUDUM/ BU ADAM SENATÖRMÜŞ-Sadettin DEMİRAYAK

BİR KİTAP OKUDUM
BU ADAM SENATÖRMÜŞ – Sadettin DEMİRAYAK
(İnsanın, feyz aldığı ağabeylerinin olması ne güzeldir, bilir misiniz?..)Sevgili dostlar;
Alışkanlığım olduğu üzere, gerek “Zaman Tüneli”mde, gerekse “ATÇA KAZAN BİZ KEPÇE” grubunda, tanıdığım ve grubumuzun üyesi olan yazarlardan okuduğum kitapları tanıtan yazılar yazıp, sizlere o kitaplar ve yazarlarıyla ilgili bilgiler vermeye çalışıyorum…

Geçtiğimiz günlerde Sevgili Kaptanımız Mehmet Uçaroğlu bana bir kitap getirdi; yepyeni, pırıl pırıl…
Kapağına baktım, TBMM Meclisinin cepheden çekilmiş bir fotoğrafı ve Kitabın kimliği: “Bu Adam Senatörmüş-Sadettin DEMİRAYAK”; hemen arka kapağa gitti gözlerim… Bu kapakta da ön kapağın devamı TBMM fotoğrafı, Merhum Sadettin Demirayak’ın bir fotoğrafı ve “Bu Adam Senatörmüş” konu başlığına ilişkin bir anekdot gördüm ve hızla okudum…
Arka kapaktaki anekdotu bitirir bitirmez de kitabı ortalarından, bir yerlerinden açıp burnuma götürdüm ve o taze kağıt, mürekkep kokusunu doyasıya kokladım. Bayılırım ben yeni bir kitabın kokusuna, o kokuyu kana kana çekerim içime; fırından çıkmış, dumanı tüten francaladan farksızdır…
…….
Evdeyim artık ve kitabı okumaya başlıyorum.
Merhum Sadettin Demirayak Abim, bir önsözle başlatmış kitabını; hemen ardından: “Sadettin Demirayak’ın bu kitabı üzerine DÜŞÜNDÜKLERİM” konu başlığıyla , MEB E. Başmüfettişi ve Aydın Milletvekili (1965-1973) M. Kemal Yılmaz’ın bir tanıtım yazısı var.
Bir solukta okudum bu takdim yazılarını. Ben, pek severim bu takdim ve önsözleri. Kitabın satırları arasında sizi nelerin beklediğini öğrenir, merakla dalarım kitabın sayfalarına.
Öyle de oldu…
Merhum Sadettin Demirayak kitabında, yaşamından kesitler sunmuş okuyucularına; insan kendisini öykünün kahramanlarından biriyle bütünleştiriveriyor hemen. Satırlar arasındaki yolculukta, 12 Eylül 1980 Askeri Harekatının hemen sonrasında Ankara’ya ulaşmaya çalışan bir senato üyesi oluveriyor insan… Bir başka öyküde, kardeşini bıçaklayan Balıkçı Hüseyin oluyorsunuz; bir başka öyküde Köpekli Başkan; bir diğerinde Pilot Sezai oluyorsunuz…
Ben Merhum Demirayak’ın tüm öykülerini sindire sindire, bukle bukle okudum. Beni en çok etkileyen öyküsü de Hamambaşı kiremit ocaklarından çıkıp Ankara’ya Hukuk Fakültesine gidiş serüveni. Kah hayranlıkla, kah içim burkularak okudum… Aslında bu eser, Merhum Demirayak’ın yol haritası niteliğinde, okunası bir kitap olmuş…
Ben, çeşitli vesilelerle Merhum ağabeyimle birlikte oldum. Söyleşilerde, panellerde çok yakınında yer aldım, feyz aldım kendisinden. Konuşması, sesinin tonu-tınısı hâlâ kulaklarımda. Ben, bu kitabı okumadım sanki de kendisinden dinledim. 
Öykülerinde sıklıkla, muhterem eşi Aysel Demirayak Hanımefendi’den de bahsediyor. Ne mutlu ki; Sn. Aysel Demirayak, Sn. Adalet Yapıcıoğlu ve Sn. Ahmet Demirayak bu kitabı bizlerle buluşturmuşlar. Kendilerine teşekkürlerimi sunarım.
Hülasa;
“Sadettin Demirayak, aydınlatmaya devam ediyor…”
…….
SADETTİN DEMİRAYAK
(1931-2012)
İlkokulu Atça’da, Ortaokulu ve Liseyi Aydın’da okudu. Aydın Lisesinin ilk öğrencilerinden ve mezunlarındandır. Ankara Hukuk Fakültesini bitirdi. Yedek Subaylığını Edremit’te yaptı. Nazilli’deki Hâkim Stajyerliği sonrasında Mersin-Gülnar Hâkimliği, Burdur Savcılığı, Kısa süreli Tefenni, Uluborlu Savcılığı yaptıktan sonra Söke Savcılığında bulundu. Bu görevi sırasında Bafa Gölü olayları nedeniyle soruşturmalar geçirdi.
“Yeni Hür Söke” gazetesi19 Mart 1967 tarihli bir makalede: “Gölün durumunu en güzel dile getiren Söke Cumhuriyet Savcısı Sadettin Demirayak oldu. Şeklen ve lisanen değil, ruhen Atatürkçü olan bu genç, yarının Türkiye’sinin teminatı olacaktır…” yazmıştır.
11 Mart 1967 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde İlhan Selçuk: “Bafa Gölüne sahip çıkanlar son olarak Kadirli Kaymakamı Mehmet Can’ın Söke’den sürülmesine sebep olmuşlardır. Şimdi de sıra Söke Savcısı Sadettin Demirayak’a gelmiştir.” Demiştir. Aynı gazetenin 27 Mart 1967 tarihli nüshasında yine İlhan Selçuk köşesinde: “Söz konusu olan Söke Cumhuriyet Savcısı Sadettin Demirayak’tır. Bafa Gölünün yuttuğu nice devrimci, Atatürkçü devlet memurundan biri olmaktadır Sadettin Demirayak. Suçu, Cumhuriyetin yasalarını yerli yerine uygulamak; mütegallibenin çıkarlarını gözetmemek, yoksul halkı kanunların güvenliğinde korumaktır. Bunun içindir ki Savcı Sadettin Demirayak vatandaşın hukukunu ve haysiyetini korumakla kanunların kendisine verdiği görevi yerine getirmiştir. Namuslu ve cesur Cumhuriyet memurlarının başına gelenler belki Savcı Sadettin Demirayak’ın başına gelecektir…” diyerek görüşlerini bildirmiştir.
Basında, pek çok makalede konu başlığı olunca Sadettin Demirayak, Bayramiç Savcılığına gönderildi. Bir müddet sonra görevden ayrılarak Aydın’da avukatlığa başladı. Aydın CHP İl Başkanlığı yaptı. 1977 tarihinde CHP den Aydın Cumhuriyet Senatosu üyesi olarak TBMM’e seçildi. 12 Eylül 1980 de TBMM kapatılınca Trabzon Cumhuriyet Savcılığına atandı. 1982 de emekli oldu ve tekrar Aydın’da avukatlığa başlamışsa da 1990 da mesleğini bırakarak emekli olarak yaşamını sürdürdü. Ölüm tarihi olan 18 Aralık 2012 tarihine kadar AYTV de haftalık siyasi programlar yönetti, çeşitli gazetelerde yazıları, makaleleri yayınlandı. Bu süre içinde “KUVA-YI MİLLİYENİN AYDINDA DOĞUŞU” ve “AYDIN’IN ÜÇ EFESİ” adlı kitapları yazarak okuyucusuyla buluşturdu.
Atça’daki Endüstri Meslek Lisesi ve Demir Tevzi İstasyonunu kurulmasındaki katkıları Atçalılar tarafından hâlâ hatırlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir