Sn. NURİ TÜRE’Yİ TANIR MISINIZ?..

Standard

Atça’dan Güzelleme II / 17 Ağustos 2014

Sn. NURİ TÜRE’Yİ TANIR MISINIZ?..

Sevgili dostlar;
Sizlere, şu anda seksenli yaşlarının ikinci yarısını yaşamakta olan Sn. Nuri Türe’den bahsetmek istiyorum.
Sn. Türe, benim akrabam; halamın eşi. Ben kendisini, kendimi tanımaya başladığım günden beri tanıyorum.
Tanıyanlar bilir; konuşurken, ağzından bal damlar; öyle güzel bir üslubu, öyle güzel bir vurgulaması vardır ki; dinleyeni konunun içine hapseder adeta, kendini can kulağıyla dinletir…
Araştıran, sorgulayan, yenilikçi ve girişimci bir yapısı vardır.
Tam bir toprak insanıdır. Toprakla arasındaki ilişki; et ile tırnak ilişkisi gibidir. Yaşamı, toprakla iç içe, koyun koyunadır. Öyle dostane bir ilişkidir ki; onlarca yılın muhasebesidir adeta.
Her gün olmasa da sıklıkla diyebileceğim periyotlarla kendisiyle bir araya gelir; Hancıoğlu’da, Dutlu Kuyu Mevkisindeki Beydat Çetin Kır Kahvesinde, tavşankanı çaylar eşliğinde sohbet ederiz.
Geçtiğimiz 15 Ağustos günü bu günlerden biriydi; oturduk, uzun uzun sohbet ettik.
Bilirsiniz, bu kır kahveleri, insanların işlerinden ayırdıkları dinlenme molalarında bir araya gelip konuştukları, fikir alış verişi yaptıkları, dahası birbirlerinden beslendikleri yerlerdir. Konu ne olursa olsun, sonunda toprağa ve o toprakta yetişen mahsule gelir dayanır konuşmalar.
O gün de öyle oldu. Bir ara kendisine:
-Nuri Dayı, Atça’da meyvecilik, sebzecilik oldukça revaçta; Meyvenin her türü yetişse de elma ve armutla ilgili öyle aman aman oturmuş bahçeler yok. Bu tür meyvelerin tarımı daha çok rakımı yüksek yerlerde yapılıyor. Sanırım senden başka da armut yetiştiren bir üretici yok Atça’da… Şöyle bir baktığımızda senin ağaçlarının da Maşallah’ı var hani… Peki, zor olmadı mı bu ağaçların dikilmesine karar vermen?.. Hem bahçeyi birlikte gezsek, birkaç fotoğraf çekip dostlarla da paylaşsam ya… dedim.
Güldü…
-Haydi… dedi. Gidelim bahçeye de orada konuşalım… diyerek kalktı.
Sevgili dostum Tuncay Ertan da katıldı bize. Beraberce bahçeye geldik. İpleri biraz uzunca kesilmiş, yemyeşil bir halıyı andıran bahçeye girdik. Ne kadar güzel kokuyordu etraf. Armut ağaçlarını arasına girmiş, allı yeşilli görüntüleri seyre dalmıştık artık. Ben bir yandan fotoğraf çekiyor, bir yandan da Sn. Türe’yi dinliyordum.
-Senin de söylediğin gibi; “Gerek toprak, gerekse iklim şartları nedeniyle buralarda zor yetişir bu meyve…” dedilerse de: “Ben bu meyveyi burada yetiştireceğim…” diyerek başladım işe. Tabii senelerdir bu toprağın içindeyim. Toprağın kabiliyetini; bitkilerin yetişme, yetiştirilme şartlarını iyi bildiğimi ve gözlemlediğimi sanıyorum. Önce cins tespiti yaptım, sonra da o cinsle ilgili bilgileri toplamaya başladım. Artık kararımı vermiştim ve bahçenin yarısına ilk aşama da “Margareth” cins armut fidanlarını diktim. Bir laf vardır hani: “Bakarsanız bağ olur, bakmazsanız dağ olur…” diye; benimki de o hesap; içinden çıkmadım bahçenin. Gübreleme, ilaçlama, budama, sulama; her şeyiyle bizzat ben ilgilendim. Neticede sonuç bu işte.
Ağaçlara ve meyvelere bakıldığında oldukça sağlıklıydılar. Yoğun bir emeğin ürünü oldukları da ilk bakışta belli oluyordu.
-Bazı dallar meyvelerin ağırlığından kırılmış… dedim.
-Kırıldı, taşıyamıyor bunca ağır yükü, altlarına çatallı bir payanda koyuyorum bazılarının ama hepsine yetiştiremiyoruz tabii.
Sevgili dostlar; fotoğraflara bakınca dalların nasıl eğildiklerini görebiliyorsunuz sanırım. Elbette, böyle bakıma böyle güzel meyveler olacak ve üreticisini de sevindirecektir.
Sn. Türe, bahçenin diğer bölümüne de Santa Maria cinsi armut fidanları dikmiş. Onlar daha yeni; fakat üzerlerinde yine de meyveler oluşmuş ve çok güzeller… Sanırım fotoğraflar size her şeyi anlatmakta.
Arada bir bahçelerde rastladığım üreticilerle böyle yazılı fotoğrafları size ulaştırmaya çalışacağım…
Sn. Nuri Türe’ye bol şanslar, bol kazançlar, sağlıklı uzun ömürler diliyor; çabalarından ve sayfamıza konuk olmasından dolayı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum…
Bir başka bahçede buluşmak dileğiyle; sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir